İsrail Gazzeye saldırdı

28 12 2008

İsrail, Gazze Şeridi’ni 30 füze ile yerle bir ederken 225 Filistinlinin ölümüne neden oldu. Saldırı sonrası açıklamada bulunan İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Gazze’deki askeri operasyonlarının hemen bitmeyeceğini, gerekli görülmesi halinde kapsamının genişletileceğini söyledi.

Erdoğan: İsrail’in tavrı barışa indirilmiş bir darbe
 
Sarkozy, İsrail’i orantısız güç kullanmakla suçladı
 
ARAP BİRLİĞİ CUMA GÜNÜ OLAĞANÜSTÜ TOPLANIYOR
 
KIZILAY’DAN GAZZE’YE YARDIM GİDECEK
 

Barak, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Kolay ve kısa olmayacak. Sakin davranmanın ve savaşmanın vakti vardır. Şimdi savaşma vakti diye konuştu”

Hastane kaynakları, saldırılarda ölenlerin sayısının 200”ü aştığını bildirdi. Saldırılarda 300′den fazla kişinin yaralandığı, 120’sinin durumunun ağır olduğu kaydedildi.

Ölenlerin çoğunu Gazze’de ve bu kentin kuzeyinde yaşayanların oluşturduğu bildirildi. Bu arada, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail’in saldırıların durdurmak için birçok ülkeyle temasa geçtiğini açıkladı. Ziyarete bulunduğu Suudi Arabistan’dan AFP’ye telefonla açıklama yapan Abbas, “Gazze Şeridi’ndeki hain saldırı ve katliamları durdurmak için birçok ülkeyle acilen temasa geçtiğini” belirtti.

GAZZE’DEN İSRAİL’E MİSİLLEME
 
Gazzeli militanlar, 200′ü aşkın kişinin hayatını kaybettiği İsrail hava saldırısının ardından İsrail’e çok sayıda füze fırlattı.

İsrail tarafında ölü veya yaralı olduğuna dair bir açıklama gelmezken, İsrail ordusu sınıra yakın sivil yerleşim bölgelerinde halkı saldırılara karşı uyardı. Bu arada İsrail saldırısında hayatını kaybedenler arasında Hamas’ın emniyet teşkilatı müdürü Tevfik Cabbar’ın da olduğu bildirildi.
GAZZE’DEKİ TÜM GÜVENLİK TESİSLERİ İMHA EDİLDİ
 
Gazze’deki tüm güvenlik tesislerinin, İsrail’in düzenlediği hava saldırılarında imha edildiği açıklandı. Hamas yetkilisi, saldırılarda Gazze kenti ile civarındaki tüm güvenlik tesislerinin yerle bir olduğunu söyledi. Bu arada, yaralı sayısının ise 250′den fazla olduğu belirtiliyor.

Saldırıları doğrulayan ve Hamas’a ait güvenlik noktalarının hedef alındığını açıklayan İsrail, Gazze yakınlarında yaşayan İsraillilere, olası misillemeleri göz önünde bulundurarak, daha güvenli bölgelere gitmeleri çağrısında bulundu.İsrail’in hava saldırılarında hedef aldığı karakolların birinde yerlerde yatan onlarca üniformalı güvenlik görevlisi cesedinin görülebildiği ve onlarcasının da yıkılan binaların enkazı altında olduğu bildiriliyor. Hava saldırılarında hedef alınan karakollar sivil yerleşim yerlerinde bulunuyor. Görgü tanıkları, ilk saldırının Gazze’de çocukların okuldan çıktığı sırada düzenlendiğini belirtiyor. Dumanların yükseldiği Gazze kentinde sirenlerin çaldığı ve annelerin çocuklarını aradığı bildiriliyor.

Bu arada, hedef alınan bölgelere koşuşan sivillerin yaralıları araçlarıyla hastanelere yetiştirmeye çalıştıkları da gelen haberler arasında yer alıyor.

Hamas ile Filistin’deki diğer örgütler ise yandaşlarına, İsrail’in saldırılarına karşılık vermeleri çağrısında bulundu. Hamas, açıklamasında, “Direnişi, kanımızın son damlasına kadar sürdüreceğiz” ifadesini kullandı. Öte yandan görgü tanıklarının verdiği bilgiye göre, Gazze’deki militanlar İsrail’in güneyine roketli saldırıda bulundu. Roket saldırısında ölen ya da yaralanan olup olmadığı konusunda henüz bilgi verilmedi.

İSRAİL’E TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
AB/Fransa: AB Dönem Başkanı Fransa’nın Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, İsrail’i hedef alan roket saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanının hemen durdurulmasını istedi. Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Fransa’nın İsrail’in güneyi ve Gazze Şeridi’ndeki şiddetin artmasından büyük endişe duyduğu belirtilerek, “Durumu bu noktaya getiren sorumsuz provokasyonlar ve orantısız güç kullanımı”  kınandı.

Rusya: Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik “geniş çaplı operasyonu” durdurması istenirken, Hamas’tan da İsrail topraklarını hedef alan roket saldırılarına son vermesi çağrısında bulunuldu. Açıklamada, şimdiden çok sayıda sivilin ölmesine ve Filistin halkının acı  çekmesine neden olan Gazze’ye yönelik geniş çaplı operasyonların hemen durdurulması gereğine işaret edildi.

Pakistan: Pakistan Devlet Başkanı Asıf Ali Zerdari de bölgenin karşı karşıya olduğu sorunların tek çözüm yolunun “diyalog” olduğuna işaret etti.

Libya: Libya lideri Muammer Kaddafi, İsrail’in Gazze Şeridi’ne hava saldırıları düzenlemesinin ardından Arap liderleriyle görüştü. Libyalı üst düzey bir yetkili, “Kaddafi’nin İsrail’in Gazze’deki kasaplığının ardından sert ve ciddi bir tutum belirlemek üzere Arap liderleriyle  temasa geçtiğini” belirtti.
İngiltere: İngiltere, İsrail’in saldırılarından “derin endişe” duyduğunu belirterek, İsrail hükümetinden “son derece ölçülü” olmasını istedi. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, İsrail’e yönelik roket saldırılarının da hemen durdurulması çağrısında  bulundu.

İran: İran ise “Siyonist rejimin Gazze’deki sivilleri hedef alan geniş çaplı saldırısını şiddetle kınıyoruz” açıklamasında bulunarak, masum insanlara karşı saldırıların kabul edilemeyeceğini bildirdi.

Ortadoğu Dörtlüsü temsilcisi Tony Blair “sükunet” çağrısında bulundu. Yazılı açıklama yayınlayan Blair, “Gazze’deki can kaybı ve ürkünç olaylar, derhal sakin bir ortam sağlanmasını şart koşuyor” ifadesini kullandı ve Gazze için yepyeni bir strateji geliştirilmesi gerektiğine işaret etti. Filistin lideri Mahmut Abbas ve Suudi Kralı Abdullah da İsrail saldırılarının durmasını istedi. İngiltere de İsrail saldırılarından “derin endişe” duyduğunu açıkladı. Dışişleri sözcüsü, “Masum sivillerin öldüğü veya yaralandığı yolundaki haberler bizi endişeye sevkediyor. Gazze’de kalıcı barışa ancak barışçı yoldan ulaşılabilir” dedi ve İsrail’in saldırılarına derhal son vermesini istedi.

ŞİMON PERES: “GAZZE ŞERİDİ’NE GİRMEYECEĞİZ”
Saldırı öncesi Suudi gazeteye demeç veren İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne girmeyeceğini söyledi.

Peres, İsrail’in Gazze’ye yönelik bugün düzenlediği hava saldırılarından önce Suudi Eş Şark El Avsat gazetesine verdiği demeçte, “Savaş olmayacak. Gazze’ye girmeyeceğiz, roket saldırılarını durdurmanın başka yolları var” dedi.
 
İsrail Cumhurbaşkanı, “Gazze’yi geri dönmek için terk etmedik” diye konuştu. Peres’in demeci gazetede





JANDARMA, TRAVESTİ CİNAYETİNİ 3 GÜNDE ÇÖZDÜ

26 12 2008
Tuzla’da yol kenarında ölü olarak bulunan travestiyle ilgili çalışma başlatan jandarma ekipleri, cinayeti 3 günde çözdü.
ERHAN YILMAZİSTANBUL Cinayetin travestiler arasındaki anlaşmazlık sonucu meydana gelmiş olabileceğini belirleyen jandarma ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan incelemelerin ardından cinayetin başka bir travesti tarafından işlendiği belirlenirken, olayla ilgili 2 kişi tutuklandı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Tuzla’da Ankara- İstanbul Tem otoyolu üzerinde bulunan Opet Mehmetçik Vakfı Tesislerinin 1 kilometre ilerisinde Burcu kod adlı travesti Ercan Girgin’i silahla öldürülmüş halde yol kenarında buldu. Cinayetle ilgili araştırma başlatan Jandarma ekipleri, olayın olduğu bölgede, Tem Otoyolu kenarında travestilerin zaman zaman görüldüğü bilgisi üzerine harekete geçti. Cinayetin travestiler arasındaki anlaşmazlık sonucu meydana gelmiş olacağı ihtimali değerlendiren

jandarma ekipleri, bölgede son zamanlarda görülen travestileri tespit ederek ifadelerini aldı. Alınan ifadeler neticesinde şüpheler Başak kod adlı travestinin üzerinde yoğunlaştı. İncelemelerini sürdüren jandarma ekipleri, cinayetin işlendiği gün bölgede Doğan marka şüpheli bir otomobilin dolaştığını tespit etti. Otomobil ile ilgili Tem Otoyolu Gebze gişelerindeki güvelik kamera kayıtlarını incelemeye alan jandarma ekipleri, cinayetin işlendiği gün otomobil içerisinde Başak kod travesti ve iki arkadaşının

olduğunu belirledi.

Bunun üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, bölgede bulunan güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu şüphelilerin cinayetin işlendiği gün Mehmetçik Opet Petrol İstasyonu marketinden alışveriş yaptıkları belirlendi. Çamlıca ve Fatih köprüleri gişelerinde bulunan güvenlik kameralar incelendiğinde ise şüpheli şahısların kullandığı otomobilin plakası tespit edildi. Aracın kime ait olduğunu belirlemek için araştırma yapan jandarma ekipleri, aracın Mustafa D.’ye ait olduğunu tespit etti.

Yapılan araştırmalar sonucu Mustafa D.’nin daha önceden “gasp”, “adam öldürme ve cürümleri”, ve 6136 sayılı kanuna muhalefet gibi suç kayıtlarının bulunduğu öğrenildi. Mustafa D.’nin evine yapılan baskında Başak kod adlı Sedat A., Mustafa D. ve Mustafa D. yakalandı. İfadelerinin alındıktan sonra adliyeye sevk edilen Sedat A. ve Mustafa D. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheli Mustafa D. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.





Dehşet anları!

20 12 2008
Dehşet anları!  
Ayrılmak isteyen sevgilisini rehin aldı, boğazına bıçak tutarak 3 katlı binadan sarkıttı.
Genç kadının boğazına bıçak tutarak onu 3 katlı binanın penceresinden sarkıttı…

Polislerin hemen binanın altında toplandığı olayda, ismi açıklanmayan adam, polisin iki saat süren konuşmasının ardından güçlükle sakinleştirildi.

Çin’in Kunming kentinde bir adam, kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisini iki saat rehin aldı.





Paris Hilton’u soydular!

20 12 2008
Hilton otellerinin varisi Paris Hilton’un evine hırsız girdiği ve Hilton’a ait 2 milyon dolarlık mücevherin çalındığı açıklandı. Polis memuru Julianne Sohn, Hilton’un Los Angeles’in Sherman Oaks bölgesinde bulunan evinde yaşanan soygunun sabah saat 5.00′te meydana geldiğini ifade etti.

Dedektifler, şapkalı bir tişört ve eldiven giyen hırsızın, ön kapısını kırarak girdiği evin yatak odasını darmadağın ettiğini ve Hilton’a ait 2 milyon dolarlık mücevheri çaldığını ortaya çıkarttı. Paris Hilton’un soygun sırasında evde olmadığını açıklayan basın danışmanı Eliot Mintz, konuyla ilgili detay vermekten kaçındı.




Milyarda bir!

20 12 2008

Pekin Haberleri gazetesi sinema oyuncusu Zhang Ziyi’yi “2008′de Çin’in en güzel kişisi seçti. Gazetenin yayımladığı 50 ismin başında yer alan Zhang Ziyi, Kaplan ve Ejederha, Bir Geyşa’nın Anıları ve Rush Hour 2 adlı filmlerde rol almıştı.

Gazetenin yorumunda Zhang’ın Cannes Film Festivali sırasında düzenlenen basın toplantısında, 12 Mayıstaki Sichuan depreminden zarar görenler için yardım çağrısı yapmasının dünya çapında saygı uyandırdığı ifade edildi. Zhang Ziyi ise gazeteye verdiği demeçte, “görünüşe fazla önem vermediğini, güzel kadınların esas olarak bağımsız ve kendinden emin olduklarını” söyledi. Cannes Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu seçilen Hong Kong doğumlu Tony Leung Chiu-wai listede ikinci sırada yer aldı.





Çok üzerime geliniyor

13 12 2008
Çok üzerime geliniyor  
Aysun Kayacı, “NTV’deki programında ’söylediği ya da söylemediği’ sözler nedeniyle çok üzerine gelindiğini belirtti.
“5N 1K”ya konuk olan Kayacı, bu durumun kendisinde çekingenlik yaratıp yaratmadığı yönündeki soruya, “Ben çok laf insanı değilim. Kendime isim takmaktan ya da böyle bir üst başlık koymaktan, sıfat koymaktan hoşlanmıyorum. Çok da cevap vermiyorum” yanıtını verdi. 
 
Geçtiğimiz gün bir gazetedeki yazıda okuduğu cümlelerden etkilendiğini ifade eden Kayacı, “Çok sevdiğim bir yazarın köşesinde okudum, ‘En çok nefret ettiklerimiz aslında en çok hayranlık duyduklarımız’ diye bir yazı yazmıştı. Ben çok doğru buldum” dedi.




ALS hastalarının yaşam süresi uzayabiliyor

13 12 2008

Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalananların yaşam süresinin, bir protein sayesinde uzayabileceği bildirildi. ABD’deki Wisconsin Üniversitesi’nden bilimadamlarının yaptığı araştırma, ”Nrf2” adı verilen proteini artırarak, tedavisi olmayan ALS hastalığına yakalananların yaşam süresinin uzayabileceğini ve hastalığın başlangıcının ertelenebileceğini gösterdi.
Araştırmacılardan Jeffrey Johnson, ”Nrf2” proteininin etkin hale geldiğinde, sinir sistemini etkileyen hastalıkların gelişimine bağlı hücreleri koruyan başka yüzlerce proteini kontrol ettiğini belirtti.Johnson, aynı mekanizmayı değerlendiren bazı deneylerin beyinle ilgili Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi hastalıklarda önemli sonuçlar verdiğini ifade etti.
AA





Baltayla ailesini kesti!

13 12 2008
Baltayla ailesini kesti!
Küçükçekmece’de cinnet getiren şizofreni hastası, anne, baba ve kardeşini balta ile keserek öldürdükten sonra polislerce güçlükle etkisiz hale getirildi. 
AA muhabirinin aldığı ilk bilgilere göre, Cumhuriyet Mahallesi Büyük Kartopu Sokak’taki evde ailesi ile yaşayan şizofreni hastası Hasan Çolaklar (36) baltayla ailesine saldırdı. Olayda, baba Hüseyin Çolaklar (71), anne Fatma Çolaklar (65) ve ağabey Mehmet Çolaklar (45) öldü. 
Hasan Çolaklar, gürültüyü duyan vatandaşların ihbarıyla gelen polislerce güçlükle etkisiz hale getirilerek gözaltına alındı.
Bir mahalle sakini, gece boyunca evden çığlık sesleri geldiğini belirterek, “Ne olduğuna bakmak için eve gittim. Bizi eve sokmadı. Sigara istedi ve verdim. Annesinin kelime-i şahadet getirdiğini duydum” dedi.

Polisin, olay yerindeki incelemeleri sürüyor.
 
AA





Terhisine 3 ay kalan askerin en acı görevi

13 12 2008
Manisa’da asker ziyaretinden dönen ve asker bırakmaya giden 2 otomobilin çarpıştığı kazada ölen 8 kişiden 4′ü Bursa‘da gözyaşları arasında toprağa verildi.
 
Terhisine 3 ay kala kendisini ziyaret eden ailesini kazada kaybeden Koray Başusta, babasının tabutunu okşarken herkesi ağlattı.
Edinilen bilgiye göre dün Manisa’nın Akhisar ilçesi Gelenbe yolunda, asker götüren Mustafa Müslümoğlu (31) idaresindeki 16 GN 636 plakalı otomobil, asker olan oğlunun ziyaretinden dönen 46 yaşındaki İdris Başusta’nın kullandığı 16 U 0872 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Kaderin Bursalı iki asker ailesini ölümle buluşturduğu kazada; Mustafa Müslümoğlu, eşi Zehra Müslümoğlu, Bayram Budak, Ali Budak ve Fatma Budak ile diğer araçtaki İdris Başusta, eşi Ayten (42) ve kızı Gizem hayatını kaybetti.
Başusta ailesinin terhisine 3 ay kalan oğulları Koray’ı Manisa’daki birliğine bıraktıktan sonra Bursa‘ya dönmek için yola çıktıkları öğrenildi. Baba İdris Başusta, eşi Ayten (42) ve kızı Gizem Başusta’nın cenazeleri, bugün Bursa, Yeşilyayla Mahallesi’ndeki Yeni Cami’ye getirildi. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazına vatandaşlar akın etti. Avluda yer bulamayan onlarca kişi, caminin dışında saf tuttu. Terhisine 3 ay kala ailesini kaybeden Koray’ın ayakta durmakta güçlük çektiği görüldü. Yakınlarının kollarına girerek teselli etmeye çalıştığı Koray, gözyaşlarına hakim olamadı. Babasının tabutunu okşayan genç, herkesi duygulandırdı.
Namazın ardından cenazeler Hamitler Mezarlığı’nda toprağa verildi. Bu arada Mustafa Müslümoğlu’nun cenaze namazı Üçevler Camii’nde kılınırken, Zehra Müslümoğlu, Fatma Budak, Ali Budak ve asker Bayram Budak’ın cenazelerinin Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi.




‘Pardon’ filmi gerçek oldu

4 12 2008

Çanakkale’nin Biga ilçesinde kaymakamın evinin soyulması olayıyla ilgili tutuklanıp 3 ay cezaevinde yatan kalorifer tesisatçısı beraat etti. Yaşananlar, akıllara Ferhan Şensoy’un, ‘Pardon’ filmini getirdi.

İddiaya göre, 2007 yılında Çanakkale’nin Biga Kaymakamı Mustafa Gündoğan’ın konutuna giren hırsızlar, evden altınları alarak kayıplara karıştı. Hırsızlık suçuna karışan şahısları Gönen’de işlettikleri bir dükkandan dolayı tanıyan ve kendisi de kalorifer tesisatçılığı yapan Ahmet Kara’ya ulaşan emniyet ekipleri, hırsızların yakalanması için kendilerine yardımcı olmasını istedi.

Kara, soyguna karıştığı iddia edilen şahıslarla buluşarak bu kişileri otomobiline bindirdi. Gönen’de yolu kesen polis ekipleri, Kara’nın otomobilindeki şahısları gözaltına aldı. Kara da ifade vermesini isteyen polisler ve gözaltına alınanlarla birlikte Biga’ya gitti. Emniyet Müdürlüğü’nde ifade veren Kara, mahkeme tarafından serbest bırakıldıktan sonra olayın zanlılarının ifade değiştirmesiyle ikinci kez çıktığı mahkemede tutuklandı. 3 ay boyunca Çanakkale’de cezaevinde yatan Kara, suçsuzluğunun
anlaşılmasından sonra beraat etti.
Polise hırsızların yakalanması için yardım ettiğini ancak tanık iken sanık durumuna düştüğünü öne süren Ahmet Kara, suçsuz yere yattığı 3 ay hapis cezasından dolayı kendisini hırsızların lideri olarak suçladığını iddia ettiği dönemin Biga Emniyet Müdürü’ne dava açacağını söyledi. Başından geçen olayları anlatan Kara, “Biga Kaymakamı’nın evi soyulmuş. Soyan kişiler daha önce Gönen’de esnaflık yapıyordu. Ben de bunların asıl kimliklerini bilmediğim için onlarla tanışmıştım. Ben de yıllardır Gönen’de su ve kalorifer tesisatçılığı yapıyordum. Polisler benden kendilerine hırsızların yakalanması için yardımcı olmamı istedi. Ben de kanuna yardımcı olmak için kabul ettim. Ancak bu şahısların kendilerini benim yakalattığımı bilmemelerini istedim. Polislerle anlaşmamıza göre hırsız olduklarından şüphelenilen şahıslarla buluşarak onları otomobilime aldım ve Gönen’de seyir halindeyken aracım polis tarafından durduruldu. Anlaşmamıza göre ben de dahil hepimizi gözaltına alarak Biga’ya götürdüler. Ben kanuna yardımcı olduğumu düşündüğüm için serbest kalacağımı bekliyordum. İlk mahkemeye çıktığımızda olayı anlattım ve serbest kaldım. Olaya karışan diğer şahıslar da benim olayla ilgimin olmadığımı söyledi. Ancak zamanın Biga Emniyet Müdürü beni hırsızların lideri olarak suçladı ve serbest bırakıldığımı öğrenince hırsızlara kendilerini benim yakalattığımı söyledi. Bunun üzerine şahıslar aynı gün ikinci kez savcının yanına çıkarak ifade değiştirip çaldıkları malları bana teslim ettiklerini söyledi. Bunun üzerine ben mahkemede tutuklandım ve 3 ay boyunca Çanakkale’de cezaevinde yattım. Benim polislerle anlaşmam, görüşmelerim ortadaydı. Benimle birlikte olan polisler de benim kendilerine yardım ettiğimi söyledi. Ancak haksız suçlamayla 3 ay boşu boşuna hapis yattım. Üçüncü mahkemede suçsuzluğum ispatlanınca beraat ettim” iddialarında bulundu.
Hapisten çıktıktan sonra işinden olduğunu ve insanların kendisine suçlu gözüyle baktığını belirten Ahmet Kara, “Mahkeme beraat verdi ve temize çıktım. Ancak insanların bana bakışları değişti. Ben insanların evlerine girerek tesisat yapan birisiydim. Ancak artık hırsız olarak görülen bir kişiye kimse iş vermiyor. Öğretmen kızımın düğünü vardı oraya gittim, orada bile büyük tedirginlik içindeydim. İşim kalmadığı, insanların bakışları değiştiği için evimi satıp Gönen’den 1 yıl önce ayrıldım. Şimdi geri döndüm ancak iş bulamıyorum. Etrafımdaki insanlar bana suçlu gözüyle bakıyor. Ben bu suçlamayı yapan dönemin Biga Emniyet Müdürü’ne tazminat davası açacağım. Mahkeme yeni tamamlandığı için bekledim. Dosyayı avukatıma verdim. Ben polise yardımcı oldum, ancak 3 ay hapis yattım. Hırsız damgası yedim ve işimden oldum. Bir daha ne görürsem göreyim hiçbir şeye karışmam. Artık temize çıkmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
 
İHA