Türk vatandaşlığını bıraktığı ortaya çıktı!

31 01 2009

Şarkıcı İsmail YK’nın ‘tamamen duygusal’ bir kararla Türk vatandaşlığını bıraktığı ortaya çıktı! Sivaslı bir ailenin çocuğu olarak Almanya’da doğup büyüyen İsmail Yurtseven, ilk önce kardeşleriyle ‘Yurtseven Kardeşler’ grubunu kurdu ve şöhreti yakaladı. Sonra grubun adını da alıp ‘İsmail YK’ oldu ve yoluna yalnız devam etti. ‘Şapur Şupur Ye Beni’, ‘Bas Gaza’ gibi şarkıları dillerden düşmedi.
İsmail YK, 2006′daki ‘Bombabomba.com’ albümüyle, Türkiye’de ‘Yılın En Çok Satan Albümü’ ödülünü aldı. Ayrıca, ‘Dijital Ortamda En Çok Dinlenen Şarkıcı’ unvanını elde etti. Çifte vatandaşlığı olan şarkıcı, aynı yıl ilginç bir tercih de yaptı; Türk vatandaşlığından çıktı! Böylece sorumluluklardan muaf oldu, yani vergiden kurtuldu. Artık Türkiye’ye Alman pasaportuyla, turist olarak giriyor.





Köleliğin fotoğrafı

26 01 2009

19 yaşındaki genç kız genelevde çalışmayı reddettiği için patroniçesi tarafından gözüne şiş saplandı. Bu korkunç fotoğraf Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF tarafından yayımlandı. Kamboçya’da 19 yaşındaki genç kız genelevde çalışmayı reddettiği için kadın taciri patroniçesi tarafından gözüne şiş saplanarak bu hale getirildi.

 

 

 

 

UNICEF’in bu fotoğrafı yayınlamasının nedeni Güney Asya’da çocuların seks kölesi olarak çalıştırılmasına dikkat çekmek. UNICEF’in verilerine göre Güney Asya’da 1 milyon çocuk seks kölesi olarak çalıştırılıyor.

Polis 19 yaşındaki genç kızı bir operasyon sırasında genelevden kurtardığında, genç kız yıllarca güneş yüzü görmediği için gün ışığından bile korkuyordu. Konuşmasını unutan Pros’un bir gözü şişle dağlandığı için kör olmuştu. Diğer gözü ise görme yetini kaybetmek üzereydi.
Pros kurtarıldıktan sonra Dr. Seung Soryoun onu ameliyat etti. Soryoun, “Polis tarafından hastaneye getirildiğinde konuşamıyordu ve diğer gözü de kör olmak üzereydi. Şişle damgalanmış gözü sadece dışarıya doğru çıkmış bir et parçasından oluşuyordu. Hayatımda daha önce bu kadar korkunç bir şey görmedim. Biz ona bir göz veremedik ama et parçasını aldık ve onun yerine cam bir göz taktık” dedi.





7 kişilik aile son anda kurtarıldı

26 01 2009
7 kişilik aile son anda kurtarıldı  

ANKARA (İHA) – Ankara’da aynı aileden 7 kişi sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendi. İkinci kez sobadan sızan gazdan zehirlendiği öğrenilen aile, ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
Edinilen bilgiye göre, Mamak’ta gece saatlerinde meydana gelen olayda, Yeşilbayır Mahallesi 43. sokak üzerinde bulunan Ufuk Apartmanı’nda ikamet eden baba Mehmet Özer ve anne Fadime Özer ile çocukları Halime (14), Büşra (10), Cansu (13), Melda (8), Ali Kemal (3) sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendi. Uykusundan uyanan baba Mehmet Özer, eşinin baygın olduğunu fark ederek durumu sağlık ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri karbonmonoksit gazından zehirlendiği anlaşılan anne Fadime Özer ile çocukları Halime, Büşra, Cansu, Melda ve Ali Kemal’a ilk müdahalelerini olay yerinde gerçekleştirdi. Zehirlenen aile olay yerine gelen ek ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Ambulansın siren sesini duyarak uykusundan uyandığını söyleyen İlhan Üstün, havanın rüzgarlı olmasından dolayı ailenin sobadan sızan gazdan zehirlendiğini söyledi. Özer ailesinin daha önce de sobadan sızan gazdan zehirlendiğini ifade eden Üstün, zehirlenme olayının olduğunu duyduktan sonra apartmanda bulunan diğer ailelerinde kapısını çalarak uykularından uyandırdıklarını belirtti. Olayla ilgli soruşturma başlatılırken, baba Mehmet Özer ile çocukları Büşra, Cansu ve Halime Özer’in, tedavilerinin ardından taburcu edildiği öğrenildi. Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Ali Kemal ve Melda ile Ankara Hastanesi’ne kaldırılan anne Fadime Özer’in de durumum iyi olduğu bildirildi.

 





Türkiye’nin nüfusu 71.5 milyon

26 01 2009
Türkiye’nin nüfusu 71.5 milyon  

ANKARA (İHA) -  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 31 Aralık 2008 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusunun 71 milyon 517 bin 100 kişi olduğunu açıkladı.
TÜİK’ten yapılan açıklamada nüfusun 35 milyon 901 bin 154′ünü erkeklerin, 35 milyon 615 bin 946’sını ise kadınların oluşturduğu belirtildi. 2008 yılında Türkiye’nin yıllık nüfus artış hızı ise yüzde 13,1 olarak gerçekleşti.
2008 yılında 81 ilden 55 ilin nüfusu artarken, 26 ilin nüfusu azaldı. Nüfus artış hızı en düşük olan ilk üç il ise, Bilecik, Kütahya ve Isparta olarak sıralandı. 81 il içinde nüfus artış hızı en yüksek olan ilk üç il ise Yalova, Tekirdağ ve Hakkari oldu.
Ülke nüfusunun 75′inin il ve ilçe merkezlerinde yaşadığı ifade edilen açıklamada şöyle devam edildi:
“İl ve ilçe merkezlerinde ikamet eden nüfus 53 milyon 611 bin 723, belde ve köylerde ikamet eden nüfus ise 17 milyon 905 bin 377 kişidir.
İl ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 99 ile İstanbul, en düşük olduğu il ise yüzde 32,2 ile Bartın’dır.
Nüfusun yüzde 17,8′i İstanbul’da ikamet etmektedir. İstanbul’da 12 milyon 697 bin 164 kişi ikamet etmektedir. Toplam nüfusun sırasıyla yüzde 6,4′ü Ankara’da, yüzde 5,3′ü İzmir‘de, yüzde 3,5′i Bursa’da, yüzde 2,8′i ise Adana’da ikamet etmektedir. Ülkemizde en az nüfusa sahip olan Bayburt ilinde ikamet eden kişi sayısı 75 bin 675′dir. Nüfusun yüzde 66,9′u 15 ile 64 yaşları arasındadır. 15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus, toplam nüfusun yüzde 66,9′unu oluşturmaktadır. Ülkemiz nüfusunun yüzde 26,3′ü 0-14 yaş grubunda, yüzde 6,8′i ise 65 ve daha yukarı yaş grubunda bulunmaktadır.
Türkiye’de kilometrekareye 93 kişi düşmektedir. Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı” Türkiye genelinde 93 kişidir. Bu sayı illerde 12 ile 2 bin 444 kişi arasında değişmektedir. İstanbul 2 bin 444 kişi ile nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu ildir. Bunu sırasıyla 413 kişi ile Kocaeli, 316 kişi ile İzmir, 242 kişi ile Hatay ve 241 kişi ile Bursa illeri izlemektedir. Nüfus yoğunluğunun en az olduğu il ise 12 kişi ile Tunceli’dir. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada
yer alan Konya’da nüfus yoğunluğu 51, yüzölçümü en küçük olan Yalova’da ise nüfus yoğunluğu 233′tür.”

 





Katilden tüyler ürperten itiraflar

23 01 2009

Gaziosmanpaşa’da İlknur İslam ile 4 ve 1.5 yaşlarındaki çocuklarının katil zanlısı Okan Ç, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polisteki ilk sorgusunda cinayetleri itiraf eden ve hap içtiğini söyleyen Okan Ç, mahkemede suçlamaları reddetti. Ancak İlknur İslam’ın üzerindeki kan örneğiyle DNA’sı tutan katil zanlısı, tutuklanmaktan kurtulamadı. Polis, cinayetle ilgili tüyler ürperten bilgilere ulaştı.

Gaziosmanpaşa Kazım Karabekir Mahallesi 831. Sokak’ta 21 Aralık 2008′de meydana gelen olayda İlknur İslam, 4 yaşındaki oğlu Yusuf Batuhan İslam ve 1,5 yaşındaki kızı İnci Melek İslam bıçaklanarak öldürülmüştü. Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin sürdürdüğü titiz çalışma sonucu katil zanlısı Okan Ç. yakalandı. Polisteki ilk sorgusunda cinayeti itiraf eden katil zanlısı, avukat eşliğinde alınan resmi ifadesinde susma hakkını kullandı. Katil zanlısının polise verdiği sözlü ifadesinde duyanların kanını donduran yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

 

Hap alıp hırsızlığa gitti
Cinayet Büro Amirliği’nde polisin ortaya koyduğu delillerin ardından sözlü itirafta bulunan katil zanlısı Okan Ç, İlknur İslam’ın alt kattaki komşusunun kardeşi olduğunu, İlknur İslam’ın evine daha önce de misafirliğe gittiğini belirtti. Olay günü İslam’ın evine para veya ziynet eşyası almak için gittiğini, yanına ip ve küçük ekmek bıçağı aldığını söyleyen Okan Ç, harekete geçmeden önce uyuşturucu hap içtiğini de anlattı.

“İlknur bana yalvardı”
İlknur İslam’ın tanıdığı için kendisini eve aldığını, birlikte çay içip sohbet ettiklerini belirten Okan Ç, evde yalnız olduklarına inandıktan sonra yanında götürdüğü bıçağı çıkarttığını söyledi. Okan Ç, boğazına bıçak dayadıktan sonra genç kadından evdeki paraları ve ziynet eşyalarını istediğini belirtti. Okan Ç’nin ifadesine göre, İlknur İslam katiline evdeki tek değerli eşyanın cep telefonu olduğunu söyledi, “Evde para veya altın yok. Bu cep telefonunu al, bizi de rahat bırak” diye yalvardı. Okan Ç, yanındaki iple genç kadının ellerini bağladı,bağırmaya başlayınca da onu bıçakladı. Yere düşen genç kadını hareketsiz kalana dek bıçaklamayı sürdürdü.

Polisi ağlatan an
İlknur Ç’nin ardından 1.5 yaşındaki İnci Melek’in yanına giden Okan Ç. önce küçük kızı sonra da 4 yaşındaki ağabeyi Yusuf Batuhan’ı boğazlarından bıçakladı. Okan Ç, boğazından bıçakladığı İnci Melek’in sürünerek kendisine üç metre uzaklıktaki annesi İlknur İslam’ın kucağına gittiğini ve annesine sarıldığnı anlattığında, polis memurları gözyaşlarını tutamadı. Okan Ç ise “Küçük kızın yaşadığını görünce yanına gidip öldüğüne emin oluncaya kadar boğazını kestim” diye konuştu.

Baba Tahsin’in elbiselerini giydi
Yapılan soruşturmada katil zanlısı Okan Ç, İlknur İslam’ı bıçaklarken yaralandığını, evden çıkarken şüphe çekmemek için İlknur İslam’ın eşi Tahsin İslam’ın elbiselerini giydiğini, kanlı elbiselerini de bir poşete koyup yanına aldığını anlattı.

Doğal gazı açık bırakmış
Evden ayrılırken delilleri yok etmek için doğal gaz vanasını açtığını anlatan Okan Ç, “Cep telefonunu ve kanlı elbiselerimi alıp evden ayrıldım. Amacım daireyi havaya uçurup herkesi evdekilerin doğalgaz patlaması nedeniyle öldüğüne inandırmaktı” dedi.

Patlamayı anne önlemiş
Katil zanlısı Okan Ç’nin planlarını, anne İlknur İslam’ın sürünerek yardım istemeyi başarması bozdu. Kapıyı açmayı ve üçüncü kattaki evlerinden sokağa inmeyi başaran İlknur İslam yolda yaşamını yitirdi. Ancak kapının açık bırakılması, patlamayı da önledi.

Cinayet nasıl çözüldü?
Cinayetle ilgili çok yönlü soruşturma başlatan polis, olay yerinde bulunan tüm materyalleri incelemeye aldı. Yapılan çalışma da olay yerinde yabancı bir kan örneği daha bulundu. Soruşturma kapsamında kan örnekleri alınan 16 kişiden birisi de Okan Ç. idi. Okan Ç’nin kan örneği olay yerinden alınan örnekle, parmak izleri de olay yerinde bulunan parmak izleriyle eşleşti. Zanlı, polisteki sorgusunda olay yerini ve olay yerinin cinayetten sonraki halini de tüm detaylarıyla anlattı.   
 
Haberturk





“İsrail bu işi bir iki gün içinde bitirmek zorunda”

17 01 2009
“İsrail bu işi bir iki gün içinde bitirmek zorunda”  

Ankara (AA)- Lübnan’da BM’ye bağlı barış gücü UNİFİL’in eski sözcüsü, Orta Doğu uzmanı Timur Göksel, ABD’nin yeni başkanı Barack Obama’nın Washington yönetimini gelecek hafta başında devralacağını anımsatarak, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını bu tarihten önce sona erdireceğini düşündüğünü söyledi.
Göksel, İsrail’in Gazze saldırıları hakkında AA’ya yaptığı değerlendirmede, İsrail’in Gazze’ye saldırmasında çıkarları olduğunu belirterek, en büyük amacının Orta Doğu’da kaybettiği caydırıcılığı tekrar kazanmak ve Hamas’a ders vermek olduğunu kaydetti. İsrail’e gerçek anlamda ne ABD, ne de Arap ülkelerinden baskının söz
konusu olduğunu ifade eden Göksel, Arap dünyası halklarının seslerini ise kimsenin dinlemediğini söyledi. Göksel, Avrupa’nın ise gelişmeler üzerine fazla etkisinin olamayacağını belirtti.
İsrail’in son bir vuruşla maksimum zararı verip Hamas ve Gazze’ye, “Biz bu işi kazandık, istediğimiz oldu” mesajını vermek istediğini belirten Göksel, hızlanan ateşkes çabalarını buna bağladı. Göksel, bölgede artık askeri hedef kalmadığına işaret ederken, bundan sonraki adımın işgal olacağını, İsrail’in ise böyle bir adımı atacağını
sanmadığını, çünkü bunun İsrail’e “pahalıya patlayabileceğini” söyledi. Ateşkes sağlanmasını amaçlayan uluslararası çabalara da değinen Göksel, Mısır’ın bölgeye yakın konumu ve ulusal çıkarları nedeniyle durumunun farklı olduğunu anımsattı.
Türkiye’nin İsrail’e karşı tavrının Arap kamuoyunda muazzam sempatiyle karşılandığını belirten Göksel, Türkiye’nin, bu işe taraf olması gerekenlerin söyleyemediklerini dile getirdiğine dikkati çekti. Bölgeye uluslararası gözlemci misyonu gönderilmesi konusunda ise koşulların çok iyi belirlenmesi gerektiğini söyleyen Göksel, görevin ve bu misyondan ne beklendiğinin, ayrıca kimlerin misyondakilerin hayatlarından sorumlu olacağının iyi tayin edilmesinin önemli olduğunu belirtti. Türkiye’nin bölgedeki gelişmeler karşısında yapması gerekenin maksimumunu yaptığını belirten Göksel, bundan sonra eğer pratik adımlar atılacaksa dikkatli davranılması gerektiğini, yoksa tatsız durumlarla karşılanabileceği konusunda uyardı.
Gelişmeler bağlamında Türkiye ile İsrail arasında gerginlik olacağını sanmadığını da kaydeden Göksel, İsrail’in Türkiye ile gerek siyasi, gerek ekonomik açıdan büyük çıkarları bulunduğunu, dolayısıyla anlaşmazlık olsa da bunun zamanla giderilebileceğini söyledi. BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun’un bölge turunu da değerlendiren Göksel, bunun yalnızca iyi niyet gösterisi olarak görülmesi, bundan pratik sonuç beklenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 





Türkiye’nin yüz karası çeteleri

17 01 2009

Antalya‘da, küçük yaşta kızları uyuşturucuya alıştırıp zorla erkeklere pazarladıkları iddia edilen sekiz kişi Antalya Adliyesi’ne çıkarıldı.
 
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Büro Amirliği ekiplerinin bir aydır sürdürdüğü çalışma sonucu, akraba olan S.Ş., E.Ş. ve A.Ş.’nin kiraladıkları Antalya Gazi Mahallesi’nde bir gecekonduda uyuşturucu madde satıldığı ve fuhuş yaptırıldığı belirlendi. Yaşları 13 ile 19 arasında değişen üç kızı uyuşturucu maddeye alıştırıp zorla erkeklere pazarladıkları iddia edilen sekiz kişi geçen gün yakalanmıştı.
Polisin, ön ve arka girişi bulunan gecekondunun çevresine gizli kamera yerleştirip ”İzbe” adı verilen operasyonla uyuşturucu madde satıldığı ve kullanıldığı tespit edilen ikisi bayan 8 kişi bugün, ‘’suç örgütü kurarak uyuşturucu madde satma ve fuhuş yaptırma”, ”cinsel istismar”, ‘uyuşturucu madde ticareti yapmak’, ‘küçük yaşta çocuğun cinsel istismarı’, ‘özgürlüğü kısıtlama’ suçlarından bugün Antalya Adliyesi’ne çıkarıldı.

Ayrıca, gecekonduda alıkonuldukları ve eroin bağımlısı haline getirildikleri iddia edilen kızlardan 16 yaşındaki N.D.’nin 13 yaşındaki kız kardeşi V.N.D. ile 15 yaşındaki G.K. adlı genç kızın da cinsel istismara maruz kaldığı, kızların bağımlı hale getirilerek uyuşturucu madde satmaya zorlandığı iddia edildi. Kurtarılan üç kız, Antalya Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’nde koruma altına alındı. İki kardeş ailelerine teslim edilirken, G.K. Sosyal Hizmetlere bağlı Zübeyde Hanım Çocuk Esirgeme Yurdu’na teslim edildi.

İHA





Bebekleri için su istedi!

8 01 2009
Bebekleri için su istedi!  
Gazze’ye saldırılarını sürdüren İsrail, ilk kez gazetecilerin içeriden görüntü almasına izin verdi. İsrail askerleriyle birlikte Gazze’ye giren gazeteciler, kentte yaşananlara kameralarıyla tanıklık etti.

BOMBALAR YİNE ÖLÜM SAÇTI
Fransa ve Mısır’ın ateşkes girişimine dün akşam yeşil ışık yakan İsrail, Gazze’ye saldırılarına ara vermedi. Gazze Şeridi’nde sahil bölgesindeki hedefleri bombalayan İsrail uçakları, İslami Cihad örgütüne mensup silahlı 3 Filistinli’yi öldürdü, 2’sini de yaraladı. Bir hastaneye 150 metre mesafede, kalabalık bir bölgede meydana gelen saldırıda, yoldan geçen 12 kişi de yaralandı.

Saldırıların başladığı 27 Aralık’tan bu yana ölü sayısı 700′e yaklaştı, yaralı sayısı da üç bine yaklaştı. İki yıldır süren ambargo nedeniyle zaten ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı çekilen hastanelerde doktorlar da yaralı yakınları da çarasizlik içinde.
İSRAİLLİ SUBAY ÖLDÜRÜLDÜ
Ölü ve yaralı bilançosu kabarırken, İsrail’in de kayıpları artıyor. Bugünkü çatışmalarda bir İsrail subayının öldüğü bildiriliyor. Subayın, henüz adı açıklanmamakla birlikte, Gazze’nin orta kesimlerindeki çatışmalar sırasında bir RPG ile vurularak öldüğü belirtiliyor.Bu ölümle Gazze Şeridi’nde saldırılarının başlangıcından beri ölen İsrailli asker sayısı 8′e çıktı.
KIZILHAÇ ŞOK OLDU
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Gazze Şeridi’ndeki yaralılara ulaşma konusunda İsrail’i eleştirdi. Kızılhaç Sözcüsü Pierre Wettach, İsrail bombardımanıyla vurulan Gazze’deki bir evde annelerinin cesetlerinin yanında 4 küçük çocuğun bulunduğunu açıkladı.
Wettach, Zeytun mahallesinde 2 evden toplam 15 ceset çıkarıldığını, İsrail güçlerinin 4 günden beri olay yerine girişe izin vermediğini söyledi. Wettach, olayı “şoke edici” olarak tanımladı.
İKİ HAMASLI TEDAVİ İÇİN İSRAİL’DE
İsrail ordu radyosu, Gazze Şeridi’ndeki saldırılarda ağır yaralanan iki Hamas üyesinin tedavi için İsrail’e getirildiğini duyurdu. Radyo, bu kişilerin Hamas’a mensup olduklarını belirtti ama kimlikleri hakkında bilgi vermedi.
Yaralıların, Gazzze’de tedavi edilemediği için Kızılhaç’la işbirliği içinde İsrail’e getirildiği belirtiliyor.
BATI ŞERİA’DA BİR FİLİSTİNLİ ÖLDÜRÜLDÜ
Bu arada, İsrail askerleri, Batı Şeria’da bir Filistinliyi öldürdü. İsrail’e ait Zaka kurtarma servisi, bugün İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da askerlerle çatışan bir Filistinlinin vurularak öldürüldüğünü duyurdu.

İsrail radyosunun haberinde, bir Yahudi yerleşkesinde bulunan benzin istasyonunu ateşe veren Filistinlinin daha sonra İsrail askerleriyle girdiği çatışmada öldüğü belirtildi.
 
NTV

Gazze’ye 27 Aralık 2008′de saldıran İsrail, ateşkese yeşil ışık yaktı ancak saldırılar bugün de devam ediyor. 13 günde ölenlerin sayısı 700′e yaklaşırken, Gazze’nin orta kesimlerinde bir İsrail subayının da öldürüldüğü belirtiliyor.





Bebek katilleri ! İSRAİL

6 01 2009

İsrail‘in kara harekatı başlattığı Gazze’de ölü sayısı 550′yi buldu, en az 2500 yaralı var.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 27 Aralık’tan bu yana en az 550 kişi öldü, 2 bin 500 kişi ise yaralandı. İsrail’in kara harekatı başlattığı Gazze’de, yalnızca dün en az 20 Filistinli çocuğun hayatını kaybettiği bildirilirken, çatışmaların yeniden şiddetlendiği açıklandı.

Gazze Şeridi’nde dün akşam saatlerinde yeni çatışmalar patlak verirken, İsrail’e ait bir zırhlı aracın imha edildiği bildirildi. AFP’ye göre, İslami Cihad Sözcüsü ve kimi görgü tanıkları, İsrail tanklarının kuşattığı Gazze kentinin doğusundaki Şucaiye’nin ardından Zeytun mahallesinde çatışmaların çıktığını açıkladı.

El Cezire’nin haberinde de Hamas militanlarıyla İslami Cihad üyelerinin İsrail askerleriyle çatıştığı Gazze kentinin Şucaiye mahallesinde büyük patlamalar olduğu, İsrail savaş uçaklarının kent üzerinde alçak uçuş yaparak ateş açtıkları belirtildi.
 

İslami Cihad’ın askeri kanadı El Kuds Tugayları Sözcüsü, İsrail tanklarının Gazze kentine ilerlemeye çalıştıklarını söyledi. Sözcü, çatışmalar sırasında İsrail’e ait bir zırhlı personel taşıyıcısı imha ettiklerini bildirdi.
 
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cebaliye’de de Filistinliler ile İsrail askerleri arasında çatışma çıktığı ifade edildi. El Cezire’ye konuşan Gazzeli emekli doktor Musa El Hadda, Gazze’de F-16′ların ve Apaçi helikopterlerinin ateşi dışında heryerin karanlıkta olduğunu dile getirdi. F-16′ların ilk kez çok alçaktan uçup her yere füze attıklarını anlatan El Hadda, “Kimse evinden ayrılamıyor. Sığınaklarımız yok, İsrail bunu biliyor. Heryeri bombaladılar, bombaların çoğu evlere isabet ediyor” dedi.

AP Ajansı, İsrail saldırılarından 10 gün sonra Gazze’nin en büyük hastanesi olan Şifa Hastanesi’nde bugün izdiham olduğunu, odaların dolu olması nedeniyle yaralıların çoğunun koridorlarda tedavi gördüklerini aktardı. Muhabirin, Şifa Hastanesi’nde militanlara ait cesetler görmediği, tersine hastanenin sivillerle dolu olduğunu söylediği kaydedildi.

20 Filistinli çocuk öldü
 
İsrail’in kara harekatı başlattığı Gazze’de, yalnızca bugün en az 20 Filistinli çocuğun yaşamını yitirdiği bildirildi. Doktor Muaiye Hassaneyn, gün boyunca en az 20 çocuğun öldüğünü açıklarken, ölenlerden 3 bebeğin, evleri enkaza dönen ve 13 cesedin çıkarıldığı Samuni ailesinden olduğu kaydedildi. Birleşmiş Milletler ve Filistinli yetkililerin verdiği bilgilere göre, bugünkü ölümlerle birlikte 10 günlük İsrail saldırılarında toplam can kaybı sayısı 550′yi aştı. Bu can kayıplarının yaklaşık 200′ünü sivillerin oluşturduğu, yaralı sayısının da 2 bin 500 civarında olduğu belirtiliyor.

Filistinli bir sağlık görevlisi, İsrail‘in kara harekatının başladığı 3 Ocak’tan bu yana da 70′i sivil 80 kişinin öldüğünü söyledi. Saldırıların başından bu yana da 1′i asker olmak üzere toplam 5 İsrailli’nin öldüğü kaydediliyor.
 
İsrail ordu sözcüsü, hava saldırılarının ardından başlayan kara harekatında onlarca Hamas militanının öldürüldüğünü, yaralanan 6 İsrailli askerden ikisinin durumunun ağır olduğunu açıkladı. İsrail birliklerinin bugün Gazze’ye düzenlediği ikinci saldırıda 7 kişilik bir Filistinli aile öldü. Filistinli sağlık görevlileri, saldırının Gazze kentinin dışındaki Beach mülteci kampına düzenlendiğini belirtti. Gazze’de kara saldırısı başlatan İsrail’e ait bir tankın yine bugün Gazze kentinin doğusunda Zeytun semtinde açtığı ateş sonucu 3 Filistinli çocuğun hayatını kaybettiği bildirilmişti.
 
27 Aralık’tan bu yana düzenlediği saldırılarda İsrailli 4 sivil ile bir askeri öldüren Hamas, keskin nişancılarının, 6 askeri vurduğunu belirtti.

Aynı aileden 13 ölü
 
Gazze’de, aynı aileden 13 kişi İsrail‘in açtığı tank ateşinde hayatını kaybetti. Sağlık görevlileri, Gazze kentinin doğusunda İsrail tank ateşiyle yerle bir olan evin enkazından Samuni ailesinden 13 kişinin cesedinin çıkarıldığını açıkladı. Ölenler arasında anne ile 3 çocuğunun da bulunduğu belirtildi. Gazze Şeridi’nde düzenlenen saldırılarla ilgili bazı bilgiler şöyle:
 
Hastane yetkilileri, Gazze kentinin doğusunda açılan bir başka tank ateşinde anne ile 3 çocuğunun öldüğünü açıkladı. Gazze Şeridi’nin orta kesimlerinde İsrail ateşi sonucu 3 yaşındaki Filistinli bir kız çocuğu öldü, çocuğun anne ve babası ile diğer akrabaları yaralandı. Cebaliye mülteci kampında, bir hastanenin otoparkına açılan tank ateşi maddi zarara yol açtı.
 
İsrail, Gazze Şeridi’nde havadan Hamas ve liderlerine karşı saldırıların devam edeceğine dair bildiriler atmayı sürdürdü. Arapça yazılı bildirilerde, halktan evlerini terk ederek kent merkezlerine gitmesi istendi. Gazze’den İsrail sahil kenti Aşdod’a yaklaşık 20 roket atıldı. İsrail ordu sözcüsü, kara harekatında onlarca Hamas militanının öldüğünü, dün gece 2’si ağır 6 İsrail askerinin yaralandığını açıkladı. Beyt Hanun’da, dün ölüleri için yas tutanları hedef alan saldırıda 3 sivil öldü. Beach mülteci kampında, dün evlerinin bombalanması sonucu aynı aileden 7 kişi öldü.





AKP ANKARA ADAYLARINI AÇIKLADI

1 01 2009
29 Mart Yerel Seçimlerinde AKP’nin Ankara Büyükşehir, Gaziantep ve Erzurum adayları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı bir programla açıklandı. Erdoğan Ankara’da yola Melih Gökçek’le devam edeceklerini söyledi. AKP’nin Erzurum adayı yeniden Ahmet Küçükler oldu. Gazientep Belediye Başkan adayı ise yeniden Asım Güzelbey oldu.
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
AKP Genel Merkezi’nde yapılacak toplantı için parti önünde büyük bir hareketlilik yaşandı. Yüzlerce partili AKP binasının önüne gelirken içerdeki toplantının canlı olarak dışarı verilmesi için dev ekranlar kuruldu. Emniyet güçleri de Parti çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.
İşte Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:
 
-Bugün Ankara, Gaziantep ve Erzurum başkan adayını açıklayacağız
-Dadaşlar diyarını yeniden Türkiye’nin yıldızı haline getiriyoruz ve getireceğiz. Erzurum’a yeniden Ahmet Küçükler ile yolumuza devam ediyoruz.
-Erzurum Doğu’nun incisi olarak biliniyordu, ancak bizden önceki dönemlerde bu potansiyel değerlendirilememiştir.
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
-Tarihi misyonumuzu sürdürmemiz gerekiyor
-Bugüne kadar bazı  illerin adaylarını kamuoyuna duyurduk, bazı arkadaşlarla yola devam etme kararı verdik. Bazı yerlerde ise anket çalışmaları devam ediyor, kamuoyu yoklamaları yapılıyor, henüz karar vermedik.
-15 Ocak’a kadar adaylarımızı açıklayacağız
-Amacımız kimseye koltuk dağıtmak, makam sağlamak, paye vermek değil, biz sorunları çözecek başkan adayları arıyoruz
-Halkın gönlüne girebilen bizim adayımızdır
-Biz adil paylaşımı nasıl sağlarız bunun gayreti içindeyiz
-İş bilenin kılıç kuşananındır
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
-Şehirlerimizi geleceğe hazırlıyoruz
- Eğer bir belediye başkanı çat kapı vatandaşımın evine gidip kabul edersen ben sizin çayınızı içmek istiyorum diyebiliyorsa işte o başka bir ildir başka bir ilçedir. Bir belediye başkanı telefonunu açıpta Ahmet bey bu akşam hanımefendiyle beraber yemeğe bekliyorum derse bu farklı bir belediye başkanıdır. İşte bu bağı kurabilen bir belediye başkanı AKP belediye başkanıdır.
- Bunu söylerken çok ciddi bir riski üstleniyorum. Çünkü bu noktada güvenmek istiyorum. Bunu başarmamız lazım ve bizler eğer bunu başarabilirsek inanıyorum ki bizim halk nezlinde itibarımız her geçen gün artmaya devam
-Kim televizyon ekranlarında yalan haberler uydurursa uydursun halkın gönlüne girmeye kimse engel olamaz.
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
-Ve silmek silinmek mümkün değil. Çünkü bunlar özellikle seçilmiş haberlerdir. Öğrenciler donuyor dedikleri olaylar var ya bir tane bir yerde buluyor. Özellikle böyle bir şeyi seçer bulabilirsin. Burada sorumlu kimdir okulun müdürüdür. Buralarda kasıtlı olarakta bunu yapabilir.
 Bu konuda iddialı olan bir iktidar var bu ülkede. Bunu hazmedemeyen bir iktidar da var bu ülkede.
 
GÖKÇEK’İN ADAYLIĞINA KARAYALÇIN’IN TEPKİSİ
 
GÖKÇEK: GEÇEN SEÇİMLERDEN DAHA İYİ SONUÇ ALACAĞIZ
 
- Türkiye bugün tam bir kararlılık içinde AB ile katılım müzakerelerini yürütüyor. Bugün bölgesel sorunların yanı sıra küresel sorunlarda da Türkiye’nin tavrı izleniyor. Ankara’nın da uluslararas platformda adı daha fazla duyuluyor.
- Hep şunu duyardık. Sizin Ankara’nın havaalanı niçin böyle derlerdi. Şehriniz hep villalarla dolu derlerdi. Gecekondunun farkında değillerdi. Hele hele bunların birçoğu gece girdiği zaman ağaçların arasında villaları görürlerdi. Bu defa olay değişti. Şimdi bize diyorlar ki gerçekten bu bulvarın yapılmasıyla birlikte havaalanının yeni terminal binasını yapılmasıyla birlikte bize şimdi şunu söylüyor, Ankara bu kadar kısa zamanda nasıl böyle değişti. Hep bunu söylemeye başladılar.
- Ankara Türkiye’nin alt yapı ve üst yapı yatırımlarını yaptı ve bugünden bir Avrupa Başkenti haline geldi. 1994 yılına kadar Ankara’ya yapılan toplam alt üst geçit sayısı 17 idi. Şu son 15 yılda Ankara’ya yeni 101 alt üst geçit yapıldı.
- Şehrin pek çok yerinde yeni bulvarlar yapıldı. Yurt dışından gelenler özellikle Ankara’ya ilişkin değerlendirmelerini yaparken buralara bakarken yapıyor. Çok kısa bir süre zarfında bu yol tamamlandı çağdaş bir görünüme kavuştu.
- İşimiz bitti mi bitmedi? Şu anda konutlarımız yükseldi bu konutlarla birlikte tabi bütün o çevrenin peyzaj çalışmaları da bitirilecek. Gerek konutlar gerekse yemyeşil parklar bahçeler oraya yapıldığı anda da Ankara’ya giriş çok daha güzel bir anlam kazanılacak.