İbo show’da şok olay

23 02 2009

ibotilbeTartışma karşılıklı sözlerle uzayınca yayına bu kez rapçi Ceza’nın program görüntüleri verildi. Bir süre sonra tekrar yayına geçilince ayağa kalkan Tilbe, programı Tatlıses’i alkışlayarak terketti.

İbrahim Tatlıses: “Seni pezevenklerin elinden kurtardım” Yıldız Tilbe: “Beni kimse pezevenklerden kurtarmadı”

 

İBRAHİM Tatlıses, programına konuk ettiği Yıldız Tilbe’ye “Seni pezevenklerin elinden kurtardım” deyince iki şarkıcı canıl yayında birbirine girdi. ATV’de canlı yayınlanan İbo Şov’daki büyük kavga, Yıldız Tilbe’nin “Kandıramazsın Beni” adlı şarkısını söylerken Tatlıses’in şarkıyı yarıda kesmek istemesiyle başladı. Buna rağmen Tilbe şarkısını tamamladı. Ardından reklamlar yayına girdi. Reklamların ardından Tatlıses, konuğu Yıldız Tilbe’nin kendisine saygısızlık yaptığını söyledi. Tilbe’nin geçmişte dayak yediğini ve kendisinden yardım istediğini iddia eden Tatlıses “Seni pezevenklerin elinden kurtardım” deyince Tilbe dayanadı ve, “Beni kimse pezevenklerden filan kurtarmadı. Ayrıca sizden yardım istediysem bunu niye burada söylüyorsunuz, çok ayıp ediyorsunuz” dedi.

 

Tilbe, alkışlayıp gitti

Tartışma karşılıklı sözlerle uzayınca yayına bu kez rapçi Ceza’nın program görüntüleri verildi. Bir süre sonra tekrar yayına geçilince ayağa kalkan Tilbe, programı Tatlıses’i alkışlayarak terketti. Stüdyodaki bazı izleyiciler de programdan ayrıldı. Tilbe’nin ayrılmasını kabullenemeyen Tatlıses, “Ne zaman yayına çıksa, ’şunu yapmam, bunu söylemem’diyor. Lanet olsun kardeşim. Gelmezsen gelme. Şarkını da istemiyorum seni de” dedi.





Gazanfer Özcan’ı uğurladık

19 02 2009

Önceki gün vefatıyla tüm Türkiye’yi yasa boğan Türk tiyatrosunun usta oyuncusu Gazanfer Özcan son yolculuğuna uğurlandı. Gazanfer Özcan için ilk tören Kadıköy’de Şehir Tiyatroları Haldun Taner Sahnesi’nde yapıldı. Daha sonra Marmara İlahiyat Fakültesi Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Kadıköy’de Şehir Tiyatroları Haldun Taner Sahnesi’nde yapılan törenGazanfer Özcan ve hayatını kaybetmiş sanatçılar için saygı duruşu,İstanbul Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya’nın konuşması ve Özcan’ın biyografisinin okunmasıyla başladı.
 
Törende Alkaya “Bu küçük sahnelerde coşkuları da paylaştık, hüzünleri de” diyerek başladığı konuşmasında, Cemal Süreya’nın “Her ölüm erken ölümdür” dizelerine gönderme yaparak: “Söyleyecek çok şey var, susuyorum. Çünkü Özcan’ın hayat hikayesini, tiyatro hikayesini bilen herkes bu ülkede sanatçının yaşadığı acıyı bilir” dedi.  Torunu Tarık Ündüz’ün “artık benim yarım yok” diyerek başladığı duygusal konuşması herkesi gözyaşlarına boğdu.

Aktör Erol Keskin de Özcan ile ilkokul yıllarından beri birlikte olduklarını söyleyerek şöyle konuştu:” İkimizin arasındaki mesele sadece oyunculuk değil. Birincisi ikimiz de aynı yaştayız ikincisi ilk dostluğumuz ilkokul çocuğuyken başladı. İlkokulda beraberdik ondan sonra da hep beraber olduk bundan sonra da beraber olacağız. Söyleyeceklerim bu kadar” dedi.

DEVLETİN GÖRMEZDEN GELDİĞİ DEVLET SANATÇISI
 
Rutkay Aziz ise konuşmasında şunları söyledi: “Avrupa Yakası’nda onunla birlikte oynama onuruna eriştim. Ama ikimiz de tiyatro kökenli olduğumuz için 13 yılda seti beklerken set öncesi hep tiyatro konuştuk. Konuştuğumuz tiyatro da bu Türkiye sınırları içindeki özel tiyatroydu. Işıklar içinde yatsın. Gazanfer Özcan tiyaronun tartışmasız bir emekçisiydi. Ülkemdeki her emekçi gibi o da ödüllerini aldı alkışını aldı ama bir o kadar da acılar ve hüzünler yaşadı. Onunla birlikte onun zarifliğinde tiyatro sahneleri sanıyorum bir döneme perdesini kapattı. Ama yine biliyorum ki Kültür Bakanı bunu düşünecektir. Böylesine nadir bir çiçek olan insanlar ender yetişiyorlar her ne kadar Türkiye için bereketli topraklar deseler de bu nadir çiçekleri koruma ve kollama altına almakla yükümlüyüz. İki yıl önce Özel Tiyatroları Değerlendirme Kurulu özcan’ın Maliye’ye olan borcu nedeniyle 50 bin YTL destek vermemiştir. Buradan Değerlendirme Kurulu’na sesleniyorum. Sen onun tiyatrosuna sahip çıkacaksın. Bitti o tiyatro yok. Bu anlamda çok acı çekiyorsunuz. Sadece Gazanfer Özcan’ın da sorunu değildi. Bütün rolleri başarılıydı bu rolü başarısız oldu. Ama yine de alkışlarla uğurlayacağız.” dedi.
 
Törende Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Valisi Muammer Güler Konuşma yaptılar.
 
Gazanfer Özcan’ın sevenleri tabutunun başında ona son kez dokunarak uğurladı. Özcan’ın cenazesi omuzlar üstünde alkışlarla Haldun Taner Sahnesi’nden alınarak Altunizade’deki İlahiyat Fakültesi Camisi’ne götürüldü ve burada öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.





Muayenehanemde birlikte oluyorlar ama…

16 02 2009
Habertürk’te ekrana gelen Kısa Devre programının konuğu olan Doktor Haydar Dümen, kendisine en çok hangi konularda başvuru yapıldığı konusunda bilgi verdi. Cem Mumcu’nun “Ne tür cinsel problemlerle arıyorlar sizi?” şeklindeki sorusuna Haydar Dümen’in yanıtı şöyle oldu:
“Bitmez, tükenmez kızlık zarı. Kanadı mı kanamadı mı? Öksürdüm kanadı mı? Zıpladım kanadı mı? Bisiklete bindim kanadı mı? Yan baktım kanadı mı? Uyudum kanadı mı? Orgazm oldum kanadı mı? Arkadaşımla konuşuyordum hayal gördüm… Akıl almaz bu böyle gidiyor. Herkes almış eline mezureyi iki santim, bir santim, beş santim. Ya dur kardeşim, onun bir de ruhu var.” Doktor Haydar Dümen’in bu sözlerinden sonra Cem Mumcu ile yaşadığı diyalog ise dikkat çekiciydi:
Cem Mumcu: Aaa, siz onun bir ruhu var dediniz, deminkiyle çelişti bu. İnsana ruh koymadınız da alete koydunuz yani.
Haydar Dümen: Hayır, onun alet işe yaramıyor. Onun aleti de bırakın o kadar da avamlaştırmayın. Alet demiyelim en azından, organ diyelim.
Doktor Haydar Dümen, kızlık zarından sonra da en çok erken boşalma konusunda kendisine başvurular geldiğini belirtti. Dümen, bu sorunların bu kadar fazla olmasının sebebini ise toplumun değer yargılarının henüz bu tür konuları konuşmaya izin vermemesi olarak gösterdi.
MUAYENEHANEMDE BİRLİKTE OLUYORLAR AMA…
 
Haydar Dümen vajinismus sorunu olan çiftlerden muayenehanesinde cinsel ilişkiye girmelerini istediği ve bu sırada kendisinin çiftlerin başında bulunduğu iddialarına yanıt verdi. Vajinismus sorunu yaşayan 3000 kişiyi tedavi ettiğini söyleyen Haydar Dümen, “Hepsi tek seans ve yüzde 100. Bunların yüzde 90′ı evlerinde karı-koca oluyorlar.” dedi. “Muayenehanenizde mi cinsel ilişkiye giriyorlar?” şeklindeki soruya da Dümen, “Evet. Otelde mi muayenemi yapsam? Otel odası gibi yer var. Ben bulunmuyorum o sırada onu da söyleyeyim.” yanıtını verdi.




Küpeleri için kulaklarını kesip, öldürdüler

14 02 2009

Erzincan’da evinde bıçaklanarak öldürülen Güler V’nin 4 yaşındaki kızının yorgan altına gizlenerek kurtulduğu ortaya çıktı. Bahçelievler Mahallesi 54. Sokak’taki evine 11 Şubat’ta giren hırsız tarafından 7 bıçak darbesiyle öldürülen Güler V’nin eniştesi İsmet Batır, yaşadıkları üzüntüyü anlattı. Vural’ın öldürülmesi sırasında 4 yaşındaki kızı E.V’nın da evde olduğunu hatırlatan İsmet Batır, ”çocuk cinayeti olduğu gibi görmüş. ‘Annemin kulaklarını keserken ben yorganın altında saklandım’ diyor. Bu nasıl bir caniliktir? Katil, küpeleri almak için Güler V’nin kulaklarını kesmiş” dedi.
”4 tane bilezik için bizim ocağımızı söndürdün” diye konuşan İsmet Batır, Güler V’nin bilgisayardaki fotoğraflarını gösterirken de gözyaşlarına hakim olamadı.

 

 

 

İKİ ÇOCUĞUNU KARDEŞİNE VERMİŞ
 
Bu arada, Güler ve Tuğrul V. çiftinin 5 çocuğu olduğu, bunlardan 2’sini, çocukları olmayan kız kardeşine evlatlık verdiği öğrenildi. Diğer üç çocuğu ile birlikte yaşayan çiftin 4 yaşındaki çocuğu E.V cinayet esnasında evde bulunurken, diğer çocuklarından birinin okulda, diğerinin tedavi için dişçide olduğu bildirildi.
 
DNA VE KAN ÖRNEKLERİ ALINDI
 
G.V’nin katilini bulmak için Erzincan Emniyet Müdürlüğü ekipleri yoğun bir çalışma sürdürüyor. Cinayet ve Olay Yeri İnceleme Şubelerine bağlı 100 polis memuru olayı aydınlatmaya çalışıyor.
 
Cinayet işlenen evden alınan kan ve DNA örnekler ile katilin kaçarken tespit edildiği güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi için Ankara’ya gönderildiği öğrenildi.

Öte yandan, gözaltında bulunan şüpheliyle ilgili soruşturma da sürüyor. Şüphelinin evinin aynı sokakta olduğu, cinayet yerine 200 metre mesafede bulunduğu öğrenildi.
 
Olayla ilgili olarak polise çağrılan akrabalardan biri, gözaltında bulunan şüpheli üzerinde bulunan bir çift küpenin teşhis için kendilerine gösterildiği söyledi.
 
Bu arada şüpheli şahsın, 3 gün önce eşi ve çocuğunu memleketine gönderdiği belirlendi.





Eski sevgilisine kurşun yağdırdı

10 02 2009

 

Manisa’da, aldatıldığını düşünen öfkeli aşık, misafirlikte bulunan sevgilisini tüfekle öldürdü, birlikte olduğu adamı da ağır yaraladı.
Olay dün gece saat 22.30 sıralarında meydana geldi. İsa G. (54) isimli şahıs, kendisini terk eden dostu Melahat P.’nin (52) Topçu Asım Mahallesi’nde bir eve misafirliğe gittiğini öğrendi. Av tüfeğiyle F.A.’ya ait evi basan İsa G., içeride bulunan Melahat P. ile birlikte olduğu sevgilisi V.A. (59)’ya defalarca ateş etti. Melahat P. olay yerinde hayatını kaybederken, V.A. ise ağır yaralandı.
Evde ve apartmanda büyük korkuya sebep olan İsa G., motosikletle olay yerinden uzaklaştı.
Korkunç cinayet sonrası ev sahibi F.A. olayı polise bildirdi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu ekipleri ile birlikte eve gelen 112 ekibi, vücuduna isabet eden saçmalarla ağır yaralanan V.A.’yı Merkez Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.
Ev sahibi F.A. ile eşi Ş.A. da ifadeleri alınmak üzere karakola götürüldü. Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri katil zanlısı İsa G.’nin kullandığı pompalı tüfekten çıkan saçmalarla hasar gören evde inceleme yaptı.
Ölen Melahat P.’nin cesedi tabuta konularak binada kalan öğrenci gençlerin yardımıyla cenaze aracına taşınıp morga götürüldü. Melahat P.’nin cesedinin daha sonra İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderileceği belirtildi.
ZANLI ARANIYOR
Polis, kısa bir birliktelik yaşadığı Melahat P.’nin tekrar eski sevgilisi V.A.’ya dönmesini hazmedemeyerek kurşun yağdıran İsa G.’yi yakalamak için çalışmaları başlattı.

 
İHA





O pilotlar Konya’da eğitildi!

3 02 2009

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal‘ın partisinin grup toplantısındaki ana gündem maddesi Davos’ta yaşanan gelişmeydi. Baykal konuşmasına sakin başladı. “Kimse Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanını itip kakamaz” dedi. Filistin sorununun bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi. Ama konuşmasının dozu gittikçe arttı. Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununda taraf olması gerektiğini belirtti ve “Erdoğan’ın Peres’in karşısında ne işi vardı?” diye sordu. Erdoğan’ın bunları siyasi kazanç elde etmek için yaptığını söyleyen Baykal en can alıcı cümleyi ise şöyle sarf etti: Bu hükümet İsrail’le çok sıkı ilişkiler içinde… Bugün Gazze’de çocukların üzerine bombaları atan pilotlar Konya’da eğitildi.”

KİMSE BAŞBAKANI İTİP KAKAMAZ
Hepimiz bu tartışmayı dikkatle izledik. Maalesef bu tartışma sırasında TC Başbakanına kabul edilmesi mümkün olmayan bir üslüpla, doğrudan hedef alınarak, parmakla hedef gösterilerek ithamlarda bulunulmuştur. Başbakanın cevap hakkına saygı gösterilmemiş, itilerek, kakılarak susturulmaya çalışılmıştır. Bu kabul edilemez. Hepimiz iktidar, muhalefet fark gözetmeden bu duruma karşı tepkimizi ortaya koyuyoruz…

 

GEREKTİĞİ ZAMAN BUSH’A KARŞI KONUŞACAKTIN
Biz sadece Gazze’de ölen 1500 kişi için ağlamıyoruz. Biz Irak’ta öldürülen 1 milyon müslüman için de ağlıyoruz… 1 Mart tezkeresinin önlenmesi CHP’nin katkılarıyla gerçekleşti. Pilotlar hala Konya’da eğitiliyor, sen ne konuşuyorsun. Şehit cenazesinde bu teessürü göremedik, Türk askerine çuval geçirilirken devletin şerefi neredeydi. Gerektiği zaman Bush’a karşı konuşacaktın, Bush’a!… Türkiye’nin onurunu koruyanlar aman süpürmeyin, kullanın diyenlerini yanında danışman olarak taşımaz.

İsrail Ortadoğu’da 1948 yılında kurulmuş olan bir devlettir. Geride kalan 61 yıl boyunca İsrail’in çevresindeki ilişkileri maalesef barışa dayalı olmamıştır. İsrail Filistin çatışması, Filistin devletine İsrail’in kurulmasıyla başladı. İsrail kurulmuştur ama Filistin devleti hala kurulamamıştır. Bugün Filistin topraklarında İsrail devleti vardır ama Filistin devleti yoktur. Bu kabul edilebilir bir tablo değildir. Bir Filistin devletinin kurulması mutlaka gerçekleştirilmelidir. Filistin halkını oradan uzaklaştırmaya kimsenin hakkı yoktur.